yüzölçümü:
4685 km2
nüfus:
809.920
ilçeleri :
Trabzon merkez , Akçaabat
,Araklı , Arsin , Beşikdüzü , Çarşıbaşı ,Çaykara , Dernekpazarı , Düzköy
, Hayrat , Köprübaşı ,Maçka , Of , Sürmene , Şalpazarı , Tonya Vakfıkebir
, Yomra
turistik yerler: Maçka Altındere vadisi
milli parkı , Sürmene Çamburnu ormaniçi dinlenme yerleri ,Çakırgöl ,Uzungöl
, Boztepe , Çifteçamlık ,Kalepark ,Kisarna ( Bengisu ) , Soğuksu , Zefanos
(Bulak ) mesire yeri , Trabzon kalesi ve Akçakale , Kaymaklı , Panagia
Theoskepastos manastırı ,Gregorios Peristera manastırı , Panagia Keremeste
manastırı , Sumela manastırı ,Vazelon manastırı , Hagios Savas (Maşatlık
) mağara kilisesi , Hagia Anna ( küçük Ayvasil ) kilisesi , Hagia Sophia
(Ayasofya ) kilisesi , Sotha (St.John ) kilisesi , Hagios Theodoros kilisesi ,
Hagios Konstantinos kilisesi , Hagios Khristophoras kilisesi , Hagios Kiryaki
kilisesi , Santa Maria kilisesi , Hagios Mikhail kilisesi , Panagia Tzita
kilisesi , Panagia Khryokephalos kilisesi , Hagios Andreas kilisesi , Hagios
Eugenios kilisesi , Hagios Eleutherios kilisesi , İskender paşa camisi ,
Semerciler camisi , Çarşı camisi , Gülbahar hatun cami ve tüebesi , İmaret
deresi , Kavaklı ve Kuzgundere ( İnceköprü ) su kemerleri , Bedesten , Alaca
Han , Vakıf Han , TaşHan , Sekiz direkli hamam , Paşa ve Hacı Arif hamamları
, Eirene Kulesi ( Fatih cephaneliği ) , Abdullah Paşa ve Abdülhamit çeşmeleri
, Zağanos köprüsü , Kapogiannidis köşkü ( Atatürk köşkü ve müzesi
Trabzon Rize il sınırı yakınıda yapılan sondajlarda ele geçen
buluntular, Kalkolitik Çağla Tunç Çağında (İÖ 5500 – 1000) bu bölgede
insanların yaşadığını göstermiştir.
Antik adı
Trapezos
, yani Helence masa .Eski kent denize doğru uzanan masa şeklinde dar uzun bir
tepe üzerinde kurulu .MÖ 8 yüzyılda Sinop'un kolonisi olarak kurulmuş .1204
den 1461 e kadar bağımsız bir Rum imparatorluğunun başkenti olarak
zenginlik ve şaşaa dolu dönemi yaşamış .16.yüzyıl başında şehzade
Selim'in Trabzon valiliği yıllarına dek metropol niteliğini korumuş
.Karadeniz'in en işlek limanı olma özelliğini Cumhuriyet yıllarında
Samsun'a kaptırmış .Rumlar Trapezounta
, Lazlar ise Tramtra
diyorlar .
Uzungöl
turizme açıldıktan sonra , çirkinleşti . Bitmemiş apartmanlar ve briket
barakalardan oluşan çamur batak bir çarşı türedi . Süleymaniyeye meydan
okuyan birde beton cami yapıldı .Cami avlusunda takkeli dedeler oturup Rumca
muhabbet ediyorlar .Gölün biraz yukarısındaki Şerah köyünde 15 yıl önce
tüm evler ahşaptı .Yarısı bile kalmadı betonlandı .Gölden yukarısı
bakir .Şerah içinden devam eden yol Soğanlı (Hopşera ) yaylasına çıkıyor
.Oteller mıntıkasına giden yol ise,alabildiğine muhteşem doğa içinden
Demirkapı (Haldizen ) yaylasına çıkıyor .Yayladan Demirkapı Dağı zirvesi
(3376m) iki üç sattlik yürüyüş.Etrafta yarım düzine moren gölü var .Çaykara'nın
4 km yukarısındanayrılan bir toprak yoldan 15 km ileride Sultan Murat yaylasına
ulaşılıyor .23 Haziranda yapılan şenliği ünlü .Yedi vilayetten insan
geliyor . Horonun hası oynanıyor .Sultan Murat'ın yukarısında iki manastır
harabesi var .
ZİGANA GEÇİDİ

Trabzon'u Erzurum'a bağlayan yol tarih boyunca Karadeniz dağlarının en önemli
geçidi olmuş .Ortaçağda Asya'yı Avrupa'ya bağlayan en büyük kervan yolu
,Çin'de başlayıp Kaşgar ,Semerkant , Buhara ,Nişapur ,Rey ,Tebriz ve
Erzurum üzerinden gelerek Zigana geçidinden denize inmiş .Trabzon'dan deniz
yolula Venedik ve Ceneviz'e ulaşmış .mö 399 yılında tarihçi asker
Ksenophon komutasındaki felaketli İran seferinden çıkan Onbin Atinalı asker
,kış kıyamette Doğu Anadolu'yu aştıktan sonra burada ilk kez denizi görüp
sevinçle "thalasa ! thalasa ! (deniz ,deniz ) diye bağırmışlardır
.Batı dillerinde darbımesel olmuş. Kötü günlerin sonu anlamında.Eski
Zigana yolu on yıl kadar önce terkedildi .Geçidi bir tünelle bay pas eden
yeni karayolu yapıldı .Eski günlerin heyecanı ve manzarası yok .Hamsiköy içindeki
ünlü sütlaç lokantaları da artık işlemiyor .
Sürmene:
Coğrafyacı Skylax'ın kitabında
Psoron Limen olarak geçmektedir ( o harfi Helen yazımında omega ile )
.Ptolemanios'ta (5 vı 5) Yssou Limen olarak geçer .Psoron Helen dilinde uyuz
hastalığı demektir .Bizans çağında Sürmnene kasabası Sourmania biçiminde
yazılıyordu .Bu kelimenin Helence anlamı yoktur .Sürmene'nin pazarı salı günüdür
.Kırmızı keşanlı , peştemalli kadınlar minci peynirinden , trabzon yağına
, guruttan ,şeker, yağ gibi temel ihtiyaçlarını almak için köylerden
Humurgan'a akın ederler .Kasabanın 4 km doğusundaki Kastel konağı
Karadenizdeki sivil mimarinin ayakta kalan en muhteşem örneği .1800 yılı
dolaylarında Yakupoğlu derebeyi ailesi tarafından yapılmış .TKP genel
sekreteri Zeki Baştımar( Yakup Demir ) bu aileden .Konak halen ailenin mülkiyetinde,
metruk durumda ,restore edileceği söyleniyor .Konağın önünden geçen eski
yol 1916 yılında Rus işgali döneminde yapılmış .Bu sahilde yapılan ilk
karayolu .Daha önceden Rize Trabzon arası ancak denizden gidilebilirmiş .Sürmene'nin
Dirlik ( Cida) köyünde biri camiye dönüştürülmüş(panagia tzita ) diğeri
harap iki kilisesi var .Taş patikalar , su kanalları 80 yıldır bozulamamış
.Kiraz ve ceviz bahçeleri arasında olması gerektiği gibi bir köy .Daha
ilerideki Köprübaşı ahalisi halen Rumca konuşuyor .Yılmazlar ( Merzire ) köyünden
çıkan Adnan Kahveci ,bir cunta üyesi (Albay Ahmet Karaman ) ,bir diyanet ,işleri
başkanı (Dr.Said Yazıcıoğlu) var .Beş köyün idari merkezi olarak kurulan
Beşkonak bucak merkezi 1998'de sel baskınında haritadan silindi .
Sürmene'de ekmek furunu;Mısır ekmeği metla leğenlerde ve eski yağ
tenekerinde pişiriliyor, içine yöreye özgü fasulye unuda karıştırılıp
üstü lahana yapraklarıyla örtülüyor.
Of Ophious / Ophis :
Helence yılanvari ,
kavisli analmına gelmektedir Of ilçesine atfedilen diğer isim Pityusa ise
Helence Çamlı anlamına gelmektedir .Solaklı çayının eski adıda Ophious
çayıdır .İki nesil önce tamamen Rumca konuşulan ilçe Solaklı ve Baltacı
vadilerinden oluşmuştur .17.yy.ın ikinci yarısında yerli halkın çoğu din
değiştirip müslüman olmuştu ,19.yy. ortalarında bazı aileler cayıp
tekrar Hristiyan olmak isteyince uluslarası mesele çıkmıştı .Metrekare başına
en çok cami ve kuran kursu düşen ilçemiz olma özelliğini taşımaktadır .Çaykara
yolundaki Hapsiyaş köprüsü kiremitle kaplı ahşap bir galeriye sahiptir .Beş
on yıl önce restore edilmişti 1998 de gene yılıkdı .
Arazos /Arakos ( Araklı ): Doğu Roma
imparatoru Heraklios'un 626 yılında ordusuyla bugünkü Araklı burnunda
konakladığı için bu ismi aldığı sanılmaktadır .Ermenice havari anlamına
gelen Arakeal den ,yada Kappadokhia dilindeki Arako ( kurban sunağı )
terimleriylede bir alakası olabilir .
Bu gün severek yediğimiz bölgeye özgü kokulu siyah üzümlerden bölge
islamlaşmadan önce yanılmıyorsam "zamoza"adlı
bir şarap üretiyordu ve Rusyadan Yunanistana kadar ihracatı yapılmaktaydı
.Yavuz Selim üzüm fidanlarını baltadan geçirmişsede,yakın mübadeleye
kadar hristiyanlar bu üzümlerden evlerinde kendilerine yetecek kadar şarap üretmeye
devam etmişlerdi .
Akçaabat: nüfus
36 000Trabzondan 12 km batıda ;Orta mahalle kesiminde Karadeniz evlerinin güzel
bir kaç örneği hala ayakta duruyor .Bir de eski Rum kilisesi var .Halen özel
mülkiyette .İçini ev yapıp yakın zaman kadar oturmuşlar .Kentin eski adı
Platana yani Helen dilinde Çınar .Antik çağdan beri hürmet gören kutsal çınar
korusu varmış .Kesip yerine apartman yapmışlar . Akçaabattan Düzköy
yoluyla (34 km asfalt + 10 km toprak yol ) Hıdırnebi yaylasına çıkılıyor
.Trabzon'a kadar eşsiz bir panaromaya kuşbakışı hakim, güzel bir yer .Ahşap
mimari kısmen korunmuş .15 Temmuzda şenliği var .Kadırga yaylası ve
Zigana'ya yol devam ediyor .
Tonya:
Silahşörleri ile ünlü olan ilçenin
köklü bir kan davası geleneği var .Pazarı Çarşamba günleri ve halkın büyük
kısmı Rumca konuşuyor .Trabzon ,Giresun ,Rize üçlüsünde (eski Trabzon )
giyilen kırmızı keşan ve çizgili dolaylık buranın geleneksel kadın
giyisisi değil , 40 yıldır giyiliyor .Tonya ‘nın geleneksel giyisisi siyah
renkli ve ipek kuşaklı .Bazı yaşlı kadınlarda görmek münkün .Kadırga
yaylası 2300 metre yükseklikte olağanüstü bir manzara ve tabiata sahip
.Temmuzun
3.Cumartesi büyük bir şenliği var .
Trabzon'un özellikle Vakfıkebir'in ekmeği ünlü , tabiki sırrı ekşi
mayasında.Yinede her Laz'ın gönlünde mısır ekmeğinin yeri başkadır
|